Erken dönem 20. asır Amerikan kırsal folk ve blues müzik repertuarının kayıtlarını yapmış ve bu alanda öncü olmuş müzik tarihçisi Alan Lomax, ’30’ların başında Son House’u Mississippi’de bir tarlada şarkı söylerken kayıt ettiğinde “Hiddetle boğulmuş ve çatlamış sesi müziğin yüzeyini, baharda traktörüyle ıslak siyah toprağı derinlerden çıkarmak için tarlayı sürdüğü gibi sürerken, çalışkan elleri sonbaharda dikenli pamuk elmasından pamukları yakalar gibi çelik tellerden garip akorlar topluyor” diye tanımlamış. Blues’un kökeninde yatan ızdırabı ve doğası gereği oluşmuş karanlık niteliğini daha iyi tanımlamak imkansız. Kendilerinden sonra gelen her blues müzisyenini etkileyen kaybolmaya yüz tutmuş bu dönemin mirası, aynı dönemden Skip James’in “Sick Bed Blues” yorumuna da yer verdiği kendi adını taşıyan ilk albümünün kalbine yerleştiren Buffalo Nichols gibi müzisyenlerle yaşamaya devam ediyor. Skip James, ölümsüz eserinin merkezindeki tükenmişliğin nedenini bir köpek gibi muamele görüp, hor kullanılmasına bağlıyordu. Nichols şarkıyı uyarlarken bu bölümü atıp, önceki iki şarkıda kendi yorgunluğunun nedenlerini sıralamış. Açılış şarkısı “Lost and Lonesome”da bir başkasına güvenmenin zorluğuyla hapsolduğu yalnızlığın ve kaybolmuşluğun bitmeyeceğine duyduğu inancın yükünden bahsederken, sonrasında gelen “Living Hell”de ise sırtında o yükle yaşamak zorunda olduğu dünyayı, cehennemden öte cehennem olarak tanımlıyor: “Ben hala giderim kiliseye ama değil kendimi kurtarmaya / Bayılırım cehennemde nasıl yanacağımızla ilgili hikayeleri duymaya”. Bu şarkılar sonrası modern bağlamına kavuşan “Sick Bed Blues”un yeniden yazılmış son dizesinde ise blues şarkıcısı, dinleyiciyle hiçbir farkının olmadığına ve derdin ortaklığına vurgu yapıyor: “Ağlamam daha bundan sonra / Çünkü her yolcu yürür bu yolda”. İnsanoğlunun laneti mi hediyesi midir bilinmez, dünya hali ne olursa olsun kendi tarihini yazan gönül işlerine değindiği iki şarkıdan ilki “These Things”de “Tüm o şeyler / Beni geceleri uyutmayan / Artık yanımda olmadığın için / Tutunmam gereken şeyler” derken daha da derinleşmiş sesi, yaşanılan hüznün derinliğine ulaşamamış olacak ki, yaylıların yardımına ihtiyaç doğuyor. İkincisi “How to Love” öncekinden daha aydınlık bir son barındırmasa da, ayrılık hikayesine daha çözümleyici bir perspektifle yaklaşıp, her insanın bir diğeri üzerinde yarattığı etkinin sorumluluğunu akıllıca bir denklemle bölüştürüyor:
“Senin beni incitme biçimin, bana nasıl sevileceğini öğretti / (…) / Bana öyle davranman yanlıştı ama bilirim nedenini / Seni incitme biçimleri, sana nasıl sevileceğini öğretti”.
Odetta’nın yeniden keşfetmesinden önce, Johnny Cash’in yorumlamasından çok çok önce Alan Lomax, bir blues standardı olan “Another Man Done Gone”u bulmakla kalmamış, söyleyecek en doğru ismi de bulmuştu. Vera Hall’un sesiyle neredeyse yüz yıl önce doğan şarkının, Buffalo Nichols’ın kaleminin küçük dokunuşlarıyla bir anda günümüzün sorunlarına temas eder hale gelebiliyor olması ile Nichols’ın ilk albümünde yarattığı ufacık bir umut bile barındırmayan karamsar dünya tasviri örtüşüyor. Büyük Buhran dönemi Delta Blues müzisyenleri sömürülen halk kitlelerinin derdini, olması gerektiği gibi en kasvetli haliyle anlatırken dinleyenlere bir umut aktarmayı görev bilirlermiş. Nichols ise geçmişle göreceli bir karşılık ilişkisi kurarak yaşam koşullarının yüz yıl öncesine göre daha iyi olduğu yanılgısına kapılmaktan kaçınıp, bu değişimin bir özgürlük hikayesi değil, aynı kölelik düzeninin daha konforlu bir devamı olduğu çıplak gerçeğini en sade şekilde anlatıyor.