1967 yılında kız arkadaşıyla Waterloo kıyısına arabayı sürmeden iki yıl önce, ‘You Really Got Me’nin rüzgarıyla süren The Kinks’in Amerika turnesinde Ray Davies görevli bir çalışanı yumruklayıp dört yıllık uzaklaştırma almıştı yeni kıtadan. Bu ceza olmasa grubu, ‘Brit İstilası’nda Stones’dan daha büyük olabilir miydi? Ya da Tony Blair 1997’de seçimi kazanmasaydı, Davies illallah deyip Birleşik Devletler’e göçer miydi? Girizgah için havada uçuşan sorular ne zaman biterdi? Bay Davies’in bacağından vurulduğu ve Katrina kasırgasının kurbanı New Orleans şehrini merkeze alan son albümünün üzerinden on yıl geçti ve bugün ‘Americana’ albümüyle
karşımızda. Aslında çoklukla 2013 tarihli aynı isimli kitabının (Kara Plak Yayınları’na bu vesileyle selam gönderelim) müzikal bir adaptasyonu karşılamakta olduğumuz. Davies’in kendine has mizahı, hatta (Cohen’in son döneminde de rastladığımız) alaycılığa varan anlatımı ve (yine Cohen gibi) dünyanın artık eskisi gibi bir yer olmadığına dair (Guardian’ın verdiği 2 yıldıza rağmen) kulak verilmesi gereken bir albüm.